KADER EŞİĞİ
Hangi Kapılar Açıldı, Hangi Kapılar Kapandı?
Hangi kapılar kolay açıldı?
Hangi kapılar kapandı?
Ve şimdi hangi eşiğin önünde durup atlamayı — ya da atlatılmayı — bekliyoruz?
Yapılan ve olan hiçbir şey geri alınamaz. Değiştirilemez. Zamanda geri gidip olanlara müdahale etme gücümüz olsa bile, filmlerdeki gibi aynı sahneleri bozmadan orada sadece bulunabiliriz.
Zamanı büküp olanları şekillendirme gücümüz olsa bile, bugünü olduğu hâliyle yaşayamayız.
İnsanın yapabileceği en güzel şey ve insana en çok yakışan hâl teslimiyettir.
Teslimiyet, olanları kendinden daha büyük bir güce ve daha büyük bir plana bırakabilmektir.
Kontrol ettiğimizi sandığımız ya da kontrol edemediğimizi düşündüğümüz her şey aslında Yaradan’ın elindedir. Bizim insan olarak gerçekten söz hakkına sahip olduğumuz tek alan kendimizdir.
Sürekli kendimizi ve başkalarını yönetmeye çalışmak, çoğu zaman insanın kendine verdiği bir zarardır.
Pişmanlığın ve suçluluğun öne çıktığı toplumlarda genellikle iki arketip vardır:
Bir efendi ve bir kurban.
Yönetemezsen kurban olursun.
Oysa hayat bunlardan çok daha fazlasıdır.
Kurban olmak da, güce sahip olmak da aynı anda hepimizin içinde vardır. Kendinizi kurban etmediğiniz yerde başkalarını kurban etmiş olabilirsiniz.
Mesele bu iki hâl arasındaki gelgiti fark edebilmektir.
Ve o gelgitin içinde kendimizi dengeye, hizaya getirebilmektir.
Zihnin “sen kurbansın” ya da “sen yöneticisin” diye kurduğu ikilikten çıkıp, tüm yönlerde, tüm zihin hareketlerinde mesafeyi kısaltarak kendimizle hizalanmaktır.
Hal böyleyken insan olma yolculuğunda kendimize dönüp bakmak her zaman kaçınılmazdır.
Nesliji